Trendler ülkesi Türkiye’m, her dönemde birşeyleri saplantı haline getirir muhakkak. Suyunu sıkar içer,posasınıda miğdeye indirir… Bayılır aynı şeyin kopyasının kopyasının kopyasınıda izlemeye. Dolayısı ile bunu çoktan farketmiş olan medya sektörüde bayılır bunu sömürmeye.
Çizginin aşıldığı anı hatırlıyorum. Zor değil, sizde hatırlayacaksınız. Kanımca “Biri Bizi Gözetliyor” adı altında yayına girmiş olan programla beraber, Türk halkının televizyona bakış şekli kökünden değişti. Bu değişiminde hiçbir getirisi olmadı maalesef.. Kimse de çıkıp “Bu nasıl bir formattır? Bana ne elalemin özel hayatından” demedi. Ses çıkmadıkça da dayadı durdu televizyon kanalları benzerlerini. Ne gelin kaldı, ne kaynana. Onlar bitti Popstar saçmalıkları başladı. Tek bir popstar da çıkmadı bu yarışmalardan!! Ne büyük sürpriz değil mi?? Halbuki hepimiz heryerde bir sürü popstar dolanıcak sanıyorduk.
Hayatlar sömürüldü, küçücük insanlar, medya sektörünün kocaman çarkları arasında paramparça oldu. Yine kimseden ses çıkmadı! Kimilerini intihara sürükledi bu garip format. Sanırım herkes hatırlıyordur Semra hanımın oğlunu. Sen al gencecik çocuğu evinden, mütevazi ama tanıdık düzeninden, getir televizyon ekranına koy! Beklentilerini yükselt, sonra yarışman bitince paçavra gibi at kenara! Gelsin yeni yarışma, yeni insanlar. Tabiki bu olayın suçlusu televizyon kanalıdır demiyorum ama, etkisi çok ama çok büyüktür, kimse kusura bakmasın. Ellerini vicdanlarına koysunlar,bir düşünsünler.
Son ayların trendi, bu tarz yarışmalar da tanınmış isimlere yer vermek. Her kanalda örnekleri mevcut. Aman ne enteresan fikir değil mi? Gelin ben size bu fikrin nerden geldiğini kısaca anlatayım. Yapımcılar bakıyor ki halkın arasından çıkıp gelen yarışmacılar jüride ki ünlü simalara posta koyamıyor. Ne yapalım o zaman? Yarışmacıları da ünlü isimlerden seçelim! Yan gel yat, izle o zaman arbedeyi! Kendi alanında iyi kötü kariyer yapmış, belli bir kitlesi olan adam orda kendini jüriye ezdirecek değil ya! Cevap verecek jüriye. Zaten her jüride bi sivri tip var, o da saldıracak! Al sana canlı yayında kavga. Al sana bol bol RATING!!!
Bu sivri jüri üyesi tiplemesinin sonuncu ve en seviyesiz örneğidir Oray Eğin. Şarkı Söylemek Lazım adlı yarışmada ki tavırlarıyla, aklı başında olan her insan evladını çileden çıkarmıştır. Gerçekten bu adamı kelimelerle anlatmak mümkün değil. Amerika da yaşamışlık kisvesi altına saklanan bağdat caddesi/nişantaşı Türkçe’si ile konuşan bu adam da saygıdan eser göremedim maalesef. Büyükannesi olacak yaşta ki, İnci Çayırlı hanımla olan tartışmasındaki üslubunu izlemediyseniz yazının bitiminde izleyebilirsiniz. Yazımı bitirirken söylemeden geçemiyeceğim. Aşağıdaki görüntüleri izlerken, ben Oray Eğin’in çalıştığı Akşam Gazetesinin yöneticilerinden biri olsaydım, bu adamın kulağını sıkıca bir çekerdim diye düşünmeden edemedim. Sonra da güldüm saflığıma. Belki de bu ve benzeri adamlar medya sektörünün piyonlarıdır, savaşa en önden sürülen ve değerleri geçici olan PİYONLAR…